|
CUMHURIYET - (Toktamis A tes) - Turk-Yunan Dostlugu ve 6/7 Eylul Olaylari
|
Sept. 11, 1999
ARAYIS
TOKTAMIS ATES
Turk-Yunan Dostlugu ve 6/7 Eylul Olaylari
Yildonumune yakin gunlerde, 6/7 Eylul 1955'te yasadigimiz dramatik olaylari ele almak ve gunumuzun kosullari altinda degerlendirmek niyetindeydim. Ancak deprem felaketi, bu yazinin biraz gecikmesine neden oldu. Ayrica deprem sonrasinda Yunanistan'in ve Yunan halkinin Turkiye'ye karsi tutumu, yeni bazi degerlendirmeler yapmamizi zorunlu hale soktu.
Oncelikle sunu animsatmak isterim ki, Ulusal Kurtulus Savasimizda, Ingiltere'nin masasi olarak Anadolu'ya cikan ve bir ''Ionya Devleti'' hayali icinde, inanilmaz bir baski ve zulum rejimi olusturan Yunanistan'la iliskilerimiz, savasin uzerinden 7-8 yil gectikten sonra duzelmis ve Ataturk, gecmisin uzerine bir sunger cekebilmisti. Bu iyi iliskiler, 1950'lerin baslarina kadar surecek ve Turkiye, Ingiltere'nin cabalariyla Kibris sorununda ''taraf'' olduktan sonra, bir daha duzelmeyecek bicimde bozulacaktir.
Gunumuz Turkiyesi'nin Kibris politikasina, bu yazi cercevesinde hic girmek niyetinde degilim. Turkiye'nin bu konuda, ''taraf'' olmasinin degerlendirilmesine de girmeyecegim. Daha onceleri bu konuda degisik yazilar yazmistim, belki ilerde de yazarim. Bugun, salt yasanan bir faciayi ve bunun sonuclarini ele alacagim ve bunlarin yani sira, gunumuzdeki durumu degerlendirmeye calisacagim.
Savas sonrasinda Kibrislilarin, ozellikle Kibrisli Rumlarin bagimsizlik talepleri sonrasinda, Ingiltere ve Yunanistan arasinda cikan surtusme, Turkiye'nin de konuya taraf oldugunu bildirmesiyle, ''uclu bir sorun'' haline gelmisti. Turkiye (hakli bir bicimde), adada genis bir Turk cemaatinin yasadigini ileri surerek, kendi disinda varilacak bir uzlasmayi tanimayacagini ilan etmisti.
O gunlerin hukumeti, Turk halkinin konuyla ne derecede ilgili oldugunu dunya kamuoyuna duyurma amaciyla, ''pis'' bir provokasyon duzenledi. Hangi akilsizin aklina geldigi bilinmez ama, Selanik'te Ataturk'un dogdugu eve bir bomba konuldu ve Istanbul'daki birkac gunluk gazete, bunu carpici mansetlerle halka duyurdu.
Buyuk kentlerimizde ve ozellikle yogun bir gayri- muslim azinligin yasadigi Istanbul'da, once Yunanistan ve Rumlar'a karsi protesto gosterileriyle baslayan olaylar, emniyet guclerinin de goz yummasi sonucunda, birkac saat icinde azinliklara saldiri ve azinlik mallarina ve evlerine yonelik bir ''yagma'' hareketine donustu.
Isin kontrol edilemez bir boyuta ulastigini goren hukumet sikiyonetim ilan etti ama, ok yaydan cikmisti. Utanc verici bir yagma iki gun surdu. Rumlara yonelik olarak baslayan bu protestolar, diger azinliklara ve hatta Turk dukkanlarina yoneldi. Bu isin duzenleyicilerinin, simdi ''demokrasi havarisi'' olarak degerlendirilmeleri ve ''anit mezarlar'' da yatmalarini, toplumlarin unutkanligina bagliyorum.
O zamanlar Laleli'de otururduk. Komsularimiz arasinda bir suru Rum ve Ermeni kokenli vatandasimiz vardi. Hicbir ''ayrim'' ve ''ayrimcilik'' aklimiza gelmedigi gibi, biz cocuklar arasinda, arkadasliktan ileri bir kardeslik vardi. O ''felaket'' gecesinde, Langa'da yakilan kilisenin alevlerinin savki goklere yukselirken; buyuklerimizin cogu dahil, gozyaslarimizi tutamamistik. 6/7 Eylul ''felaketinin'' sorumlularini, hicbir zaman affetmedim ve affetmeyecegim. Daha sonralari, cok aci bir kader yasayan Menderes ve arkadaslarina bir turlu aciyamamamin kokeninde de, herhalde 6/7 Eylul drami yatar.
6/7 Eylul sonrasinda Turkiye-Yunanistan iliskileri bir turlu duzelmedi ve her iki ''halk'' arasinda hicbir sorun yokken, hukumetlerin ''soven'' politikalari nedeniyle, aramizdaki ucurum gitgide derinlesti.
Bu ucurumu derinlestirenlerin, Yunan politikacilari oldugunu soylemek yanlis olmaz. Zira bugun Yunanistan, ilkokul siralarindan baslamak uzere cocuklarini, Turk dusmanligi ile yetistirmeyi is edinmis durumda. Bize belki biraz garip gelecek ama bugun sokaktaki Yunanli, Turkiye'nin bir gun oralari isgal edecegi korkusuyla yasiyor.
Turkiye'nin Avrupa Birligi ile sorunlari konusunda, bas etkenin Yunanistan oldugu gibi, yanlis bir dusunce var. Aslinda Turkiye'nin AB kapisindaki engeli Yunanistan degil, Almanya'dir. Yunanistan, Almanya'nin masasi durumundadir. (Tabii bunu fazla abartmamak gerek...)
Son deprem felaketiyle, Yunan halkinin ve bir olcude Yunanistan hukumetinin sicak ilgisi, yanlis yorumlandi. Yunanistan'in Avrupa Birligi konusundaki politikalarini da degistirecegi sanildi. Yanilmis olmayi ictenlikle umuyorum ama, bana kalirsa Yunanistan'in uzun vadeli politikasinda hicbir degisiklik olmayacaktir. Biz, duygusal bir millet oldugumuz icin her seyi abartiyoruz.
Bu abartma bazen, ''munasebetsizlik'' duzeyinde oluyor. Uyesi oldugum ''Universite Ogretim Uyeleri Dernegi'' nin Istanbul Subesi yoneticileri, Yunan Konsoloslugu'na giderek tesekkur etmisler. Ayni seyi, Ataturkcu Dusunce Dernegi'nin Istanbul Merkez Subesi'nin yoneticileri de yapmis.
Eger ugradigimiz felakette bize yardim elini uzatan devletlerin konsolosluklari dolasilacaksa; saniyorum Yunanistan Konsoloslugu'ndan once, kapisinin calinmasi gereken cok devlet var. Eger Turk-Yunan dostluguna katki yapmak istiyorlarsa, bunun yanlis bir yontem oldugunu dusunuyorum.
Dedim ya, duygusalligimiz, bazen munasebetsizlik duzeyine ulasiyor.
|
|